1 Şub 2017

PARKTA BİR YALNIZ ADAM...




Hava kararmaya başlamıştı. Bu küçük parkta gün boyu süren sesler kesilmiş, havaya akşam hüznü çökmüştü. Banklar insansız, salıncaklar çocuksuz kalmıştı. Son kuşlar görkemli bir ağacın dalları arasında yer değiştiriyor, yaprakların arasında kendilerine sağlam yerler arıyorlardı. Şehrin karmaşık trafiğinden uzak, sakin bir köşeydi burası.

50 yaşlarında sade giyimli ince bir kadın parkın içine doğru yürüdü. Sanki yürüyüşe çıkmış da dinlenme amaçlı bir mola vermek ister gibiydi. Kenardaki bir banka oturdu. Bir süre kuşların ağacını gözledi. Son kuş sesleri cıvıltılarla sürüyordu. Birden onu gördü; En kuytu köşedeki bankta oturan 60 yaşlarında bir adam. Bulunduğu yerden profilden görebiliyordu. Antik heykeller gibi bir görüntüsü vardı. Kırlaşmış saçları yüzüne daha olgun bir ifade veriyordu. 

Elleri dikkatini çekti ansızın; İnce, uzun parmaklı, bir sanatkar eli gibi eller. Ellerini kucağında kavuşturmuştu. Dizlerinin üzerinde bir kitap duruyordu. Adını okumaya çalıştı, okuyamadı. Okunduğu yıpranmışlığından belliydi. Ama nasıl, ne zaman okunduğunu kim bilebilir.

Akşam serinliği bastırmaya başlamıştı. Rüzgar kuru yaprakları savuruyordu. Karşısındaki adamın davranışlarında bir gariplik fark etti. Tedirgindi, oturduğu yerde ayakları titriyordu. Evi, kimsesi var mıydı, bu soğukta nereye gidecekti, aç mıydı? Kadın "bana ne" diyen duyarsız tiplerden değildi. Ani bir hamleyle ayağa kalktı. Doğru-yanlış düşünmeden banka doğru birkaç adım attı, bankın bir kenarına ilişti. 

Sakin bir ses tonuyla sordu; "Buralarda mı oturuyorsunuz?" Yanındaki adam hiç cevap vermedi. Yüz mimiklerinde de en ufak bir değişim olmadı. Anlamsız gözlerle baktı sadece. Bal rengi gözleri bilinmezlerle doluydu. Kadın tekrar konuşmaya başladı:
"Benim adım Duygu. Ya siz kimsiniz? " "Bilmem, kimim, nereliyim, kiminleyim... hiçbir şey bilmiyorum. Evimi, sokağımı da bulamıyorum artık. 

Konuşmaktan yorulmuş gibiydi. Durdu, derin bir nefes aldı. Bir öksürüğe tutuldu. Sigara öksürüğü gibiydi. Ama parmaklarında sigara içenlere has leke yoktu. Kadın birden adamın çorapsız ayaklarını fark etti. Bu soğuk günde üstünde mont da yoktu. Sanki evden aceleyle çıkmış gibiydi. Ancak üşümüş gibi de durmuyordu. 
"Ya içindeki fırtına..." diye düşündü kadın. Birden elindeki kitabın adını okudu; Orhan Veli Kanık- Bütün Şiirleri. "Ne güzel bir seçim" dedi sessizce.

Tam o anda bir ses duyuldu: "Baba, nihayet seni bulduk. Aramadığımız yer kalmadı." 30 yaşlarında bir kadın ve bir erkek koşar adım banka doğru ilerlediler.  Genç kadın adamın elini tuttu. 
Ağlıyordu; Heyecandan mı, üzüntüden mi, sevinçten mi bilinmez... Genç kadın bir açıklama yapma ihtiyacını duydu; "Babam Alzheimer hastası. Annemi kaybettik, babam bizde kalıyor. Gündüzleri ben işe gidiyorum.Babam zaman zaman yürüyüşe çıkar, dolaşır, gelir. Sanırım hastalık ilerleyince evi bulamaz oldu."

Banktaki kadın kendi kendine bir iç hesaplaşma, sorgulama yaptı. 
"Hayatın cilvesi. Emeklilik dönemi neden bir huzur dönemi olamıyor? Kuşlar gibi insanlar da yalnız kalmak istemiyorlar. Farkında olmadan gene sürüye katılıyorlar. Başta insan tüm canlılar yalnız kalınca sıkıntıya düşüyorlar. Yalnızlık insana yakışmıyor. İnsan konuşmak istiyor, paylaşmak istiyor. Yanı başında bir sevdiğine dokunmak istiyor. Yalnızlık, suskunluk insanda yeni sorunlar yaratıyor..."

Hava artık iyiden iyiye kararmıştı. Baba-kız ve eşi uzaklaşırlarken geride kalan kadın da ayağa kalktı." Hayatı, insanı tanımak için bu gözlemler ne kadar önemli" diye düşündü.Dönüş yolunda Orhan Veli'den çok sevdiği bir şiir takıldı diline:

YALNIZLIK

Bilmezler yalnız yaşamayanlar,
Nasıl korku verir sessizlik insana;
İnsan nasıl konuşur kendisiyle;
Nasıl koşar aynalara,
Bir cana hasret,
Bilmezler.

Orhan Veli Kanık



26 yorum:

  1. 60 yaş çok erken.

    Demek hiç ertelememek lazım, gelecek olanlar bizim tayin ettiğimiz zamanlardan önce gelebiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İleri yaşlarda her iki kişiden birinin Alzheimer olma ihtimali üzerinde duruluyor Murat. Ama son yıllarda 30'lu yaşlarda bile görülmüş maalesef. Sağlıkla ilgili hiçbir şeyi ertelememek lazım.
      Sevgiler. Sağlıklı günler...

      Sil
  2. Rüzgarın sesini dinlerken okuduğum yazınız beni uzak yerlere alıp götürdü. Yan odada oturan babamı gözlerimin önüne getirdim ve geçirdiğimiz her dakikanın ne kadar kıymetli olduğunu, birlikte yudumladığımız kahvelerin ettiğimiz sohbetlerin ne kadar önemli olduğunu.. İnsan olarak karşılaşabileceğimiz her durumu ayırt edebilmek, sağlıkta ve başımıza gelebilecek her durumu göğüsleyebilmek mücadele edebilmek...
    Gerçekten yazılarınız bana çok iyi geliyor ve farkındalığımı artırıyor.
    Teşekkürlerimi ve sevgilerimi sunuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle güzel ve ince düşüncelerle yorumlamışsın ki sevgili Elsa. Gerçekten öyle; Yaşadığımız her an değerli, o anları yaşamaya değer kılmak lazım.
      İnsanız, her durumda, her koşulda zorluklarla karşı karşıya kalabiliriz.
      İyi ve dikkatli bir okuyucu olarak kıssadan ne güzel hisse çıkarmışsın.
      Ben teşekkür ediyorum.
      Sevgilerimle.

      Sil
  3. Çok güzel bir öykü olmuş Makbule hanım, gerçekten yaşanmış hissi veriyor, inşallah daha ileri yaşlarda elden, ayaktan düşmeyiz, bu arada Yalnızlık şiiri de çok güzeldi. Kaleminize sağlık.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Zaman zaman Alzheimer öyküleri tasarlamak yararlı oluyor diye düşünüyorum. Son yıllarda çok arttı.
      Orhan Veli'nin insana dair şiirlerini seviyorum.Hepsi çok anlamlı.
      Sevgiler...

      Sil
  4. Yazınızı okuyunca yüreğim ta derinlerden sızladı Makbule hanımcım rahmetli annemi aynı hastalık dan kaybettik neler yaşayıp neler düşünüyorlar eşlerden biri gidince diğeri çocukları da dahil kimse yerini dolduramıyor hele ki arada sevgi kuvvetli ise iyice çöküş yaşıyorlar bu hastalık ile mücadele eden hastaların ve ailelerinin Allah yardımcısı olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Annenizi rahmet ve saygıyla anıyorum. Benim de annem Alzheimer idi, kaybettik. Babam daha önce vefat etmişti.
      Bir çöküş yaşandığı doğru. Özellikle araştırmalar eşlerini kaybeden erkeklerin daha büyük çöküntü yaşadıklarını belirtiyor. Tüm hastalıklar zor elbette, ama Alzheimer tüm aileye zor günler yaşatıyor.
      Sevgiler...

      Sil
  5. Her zamanki duygusal, düşündüren yazılarınızdan birisi. Hüzünlendirdiği kadar insanın kendi yaşlılığı ile de yüzleşip hesaplaşmasını sağlıyor. Paylaşım için teşekkürler.
    Esen kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çevremdeki insanları gözlemlediğimde, hayatın dönemleri arasında yaşlılık en zor olanı sanırım Mehmet Bey. Hiç kimse gelecekte nelerle karşılaşacağını bilmiyor.
      Anlamlı yorumunuza teşekkür ederim.
      Sağlıklı, güzel günler.

      Sil
  6. Merih'in Atmosferinde Blog: Defalarca uğraşmama rağmen ne yazık yorumun yayınlanmadı sevgili Merih. Yorumlar listesinde yer alıyor ama blogda çıkmıyor. Oysa ne güzel bir yorumdu, üzüldüm.
    Çözüm, sorunları çözümlemekte tabii. Yıllardır ne yazık, katlanarak ilerliyor. Öğretmen yetiştirme çok önemli tabii ama öğretmen de var olan programı uygulamak zorunda.İyi bir öğretmen sınıfında harikalar yaratabiliyor.Eğitim bir ekip çalışması. Bu işe gönül verenler başarıyorlar.
    Bu konuda sayfalarca yazılabilir. İlgine teşekkür ederim.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Makbule'ciğim üzüldüm çok yorucu oluyor o yorumların ulaşmaması durumu; umarım düzelir zamanla bazen bana da başka bloğlarda oluyor.
      Eğitimde ki yarama gelince teşekkür ederim verdiğin bilgiler azıcık da UMUT olsa merhem oldu gerçekten yüreğime...Genç değerli idealist öğretmenler var gerçekten.
      Benim isyanım sistemde, siyasetin rol oynaması...
      O yüzden emeklilik kararımızı erken aldık tam da birikimli ve verimli yıllarımız da karı-koca yorulduk...

      Sevgili arkadaşım iyi-mutlu günlere diyelim...Yine de.
      Deniz yıldızı örneği çevremizi aydınlatmaya ışığımıza ihtiyacı olanlara isterlerse biz varız...

      Sil
    2. Ne büyük inceliktir sevgili Merih. Yeniden yorum yazma zahmetine girmişsin. İyi öğretmenler gerçekten çok güzel işler başarıyorlar. Ama ah uygulamaları zorunlu olan bir program var. Öyle erken emekliliğe karar veren çok öğretmen var. Bütün umudumuz o deniz yıldızlarında zaten. Bir tanesiyle bile öyle çok şey fark ediyor ki.

      Sil
  7. Yalnızlık çok zor, özellikle yaşlılıkta yalnlzlık daha da zor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten öyle. Özellikle bazı hastalıklarda eşini kaybeden erkeklerin çok sıkıntı çektikleri belirlenmiş.Alıştıkları düzeni sürdüremeyince boşluğa düşmüş gibi oluyorlar.
      Sevgiler.

      Sil
  8. Gerçekten harika bir öykü olmuş, kaleminize sağlık, efendim :)
    Bu arada gerçekten iyi bir seçim Orhan Veli :)
    Şiirlerini çok seviyorum. İyi ki paylaştınız ve öykünüzde yer verdiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. O insanların gerçek hayattaki dramını bilince daha içten yazıyor insan.
      Orhan Veli insanı çok iyi anlatan bir şair. Ben de şiirlerini çok seviyorum.
      Yorumunuza teşekkür ederim.

      Sil
    2. Teşekkürler benden, efendim.

      Sil
  9. "Ben de bazen bir parkda,kuş sesleri ya da çocuk cıvıltıları içinde tek başıma oturup,mutluluğumu kendimle paylaşma isteği duyarım."

    Yalnızlık hiç bana bu kadar dokunmamıştı,bu yazınızla başka bir bakış geliştirmem gerekli,sanki insan isterse kendine hep yetermiş gibi gelir bana nedense..?
    Hele özel hastalık durumlarında ki hassasiyetler...Sanki herkesin bir yakını yanında olurmuş hayali ile yaşarım be...
    Çok etkilendim kaleminize sağlık.
    Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzeldir öylesine yalnız kalmak. İnsan bazen sakin bir ortamı arıyor. Böylesi yalnızlık farklı tabii. Belli hastalıklarda hassasiyet artıyor. Özellikle beyin hasar görmüşse zor günler kaçınılmaz oluyor. Araştırmalar şunu gösteriyor: Eşini kaybeden erkekler yalnızlıktan daha çok etkileniyorlar.
      Güzel yorumuna çok teşekkür ederim.
      Sevgilerimle...

      Sil
  10. Allah kimseyi yasliliginda o konuma getirmesin. Başkasına muhtaç olmak, evini, kendini unutmak. Hani derler ya, "Allah hayırlı ölüm versin" diye. Aslında biz insanoğlu, "Allah hayırlı bir yaşlılık dönemi versin" diye de dua etmeliyiz. Bu arada Orhan Veli çok sevdiğim iki-üç sairden biridir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşlılar ve çocuklar; toplumun iki zayıf halkası. İkisi de bakıma, sevgiye, ilgiye muhtaç. Yalnız olup, çevresinde kimsenin bulunmaması gerçekten kötü. Orhan Veli'nin her şiiri nasıl da anlam yüklüdür.
      Teşekkür ederim.

      Sil
  11. Makbule hanım, yazınız çok duygusal ve etkileyici....
    Eşimin babası Alzheimer hastasıydı ve sık sık kaybolurdu, oturdukları semte çok uzak olan, uzun yıllar yaşadıkları, daha sonra yıkılıp müzenin bahçesine eklenen arsada bulurduk onu. Yaz, kış, yağmur çamur fark etmez üç dört ayda bir o arsaya giderdi, Allah rahmet eylesin....
    Benim annemde de son yıllarda senil demans başladı, akranları gayet aklı başında bir yaşam sürerken o kabuğuna çekildi ve bir an geliyor her şeyi unutabiliyor....
    Onlara ihtimam gösteriyoruz ama içimizde hep iki korku taşıyoruz. Birincisi bu unutmalar nedeniyle ya kendilerine veya çevrelerine bir zarar verirlerse, ikincisi ise genetik olarak ben de ona benzersem korkusu......

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür hastalıklarda duygusal olmamak mümkün değil. Kendi kendine yetebilen bir insan birden başkalarına muhtaç bir hale geliyor. Öyle ince bir çizgi ki ne zaman başladı, ne zaman bu kadar çabuk ilerledi, bazen anlaşılamıyor.
      Annem Alzheimer hastası idi, kaybettik. Mersin Alzheimer Derneği üyesiyim. Bilgilendirici toplantılarına, çeşitli etkinliklerine halen katılmaya çalışıyorum.
      Bu tür hastalıklar hasta yakınlarının daha dikkatli olmasını gerektiriyor. Evden uzaklaşabilir, kendi başına ütü yapmaya kalkarsa, ocak yakarsa tehlikelerle karşılaşabiliyor. Annemin yemek yaptığı dönemlerde yemeği çok yaktığı olmuştur. İşe yaramıyorum duygusuna da kapılmaması için kırıcı olmadan yardımcı olmak gerekiyor.
      Genetik olarak ailede birkaç kişide varsa risk faktörü artıyor.Ama asıl tetikleyici faktörler önemli. Düşmeler, rontgen ışınlarına maruz kalma, stres, ileri yaşlar vb. hep etkiliyor.
      Eşinizin babasını rahmetle anıyor, annenize geçmiş olsun diyorum.
      Yorumunuza teşekkür ediyorum.
      Sevgiler.

      Sil
  12. çok çok güzeldi bu yazdığınız yaa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Bu öyküyü ben de çok isteyerek yazdım.Hayatın içinden her şey insana dokunuyor. Çünkü her an her şey yaşanabilir.
      Sevgiler.

      Sil